"Siyasete girerken halka inandığım doğruları söyleyeceğimi söyledim. Altın kaplamalı klozetin fotoğrafları gazetelerde çıktı. Bir kişi çıkıp da altın kaplı klozet yapıyorsa ben bunun hesabını sormayacak mıyım? Ben saray, şu, bu demedim.
Ankara'daki beyler altın kaplı klozetler yaptırıyorsa birinin bunu düşünmesi lazım. Beyefendi üzerine alınmış. Muhatap almıyorum. Cezai ehliyeti olmayan birini muhatap almıyorum.
Bugün kullandığı dil nefret dilidir. Bu kandil gecesinde. Tuvalet temizleyip ekmek parası kazanan tüm emekçilerin gözlerinden öpüyorum: O özellikle benimle tartışmak istiyor.
Hiç aklına geliyor mu kim yaptı bunu? Neden hesabını sormayalım bunun? Ben sorunca da bağırıyor.
"Bunu metafor olarak mı kullandınız?" sorusu üzerine
Bunların yaşadığı şafatafta bakın. 17 milyon yoksul var. Siz altın kaplamalı klozet yaptırıyorsunuz: Ben bu insanların hesabını sormayacak mıyım. Beyefendi üzerine alınmış. Üzerine gideceğim bunun.
Saraya beni davet ediyor. Hukuk üstünlüğüne inanan, ettiği yemine sadık kalan Cumhurbaşkanı kaçak olan bir sarayda oturmaz. Ne yapacak bin yüz odalı yerde?"